Jolly Tur Yönetim Kurulu Başlanı METE VARDAR’dan çok özel açıklamalar

0 14

Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, “Türkiye, dünyadaki en güzel turizm ülkesi. Bu alanda pandemi döneminde de diğer ülkelerden daha iyi yönetildiğini düşünüyorum” dedi

Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Kovid-19’un turizme etkisini Kurtuluş Savaşı’na benzetti. İş insanı, “Bu savaşta yer alan seyahat acentaları oldu. Kendi açımızdan söylemem gerekirse bu dönemi çok iyi yönettiğimizi düşünüyoruz” dedi. Vardar ile pandemi sürecini, sosyal sorumluluk projelerini ve 2022 hedeflerini konuştuk.

 Mete Bey, Kovid-19 turizmi nasıl etkiledi, sizin görüşünüz nedir?

2019 özellikle turizm sektörü açısından hem yurt dışından gelen ziyaretçiler hem de Türkiye’deki tatil planlaması yapan misafirlerimiz tarafından çok iyi bir sezondu. Belki de Türkiye’deki turizm planlamasındaki en iyi rakamlara ulaşılan, yurt dışından gelen ziyaretçilerin bıraktığı döviz bakımından en yoğun rakamlara ulaşılan seneydi… Yıl sonunda özellikle iç pazarda erken rezervasyon kampanyası başlattığımız dönemden itibaren 2020 Mart ayının 15’ine kadar yani pandeminin ülkemize gelmesine kadar en yoğun dönemimizi geçiriyorduk. Hatta yaklaşık yüzde 40 büyüme hedefi ile başladığımız bu seneye, yüzde 62’lik bir büyüme ile girdik. Fakat ne yazık ki pandemi ülkemize de geldi ve 15 Mart itibarıyla satışlarımız tamamen durdu.

Sıkıntımız sadece bu da değildi. O güne kadar rezervasyon yaptıran misafirlerimizin yüzde 97’si,1 Mayıs’a kadar iptal talebiyle döndü veya tarih değişikliği talep edildi. Yaptığınız bütün giderler misafirlerimize iade ile sonuçlandı ve hakikaten sektörde çok zor bir dönem başladı. Fakat şirketimiz özellikle 35 senedir misafirlerimize verdiğimiz güven, doğru partnerlikler, iyi bir çalışma ortamı yakalamamız, otelci dostlarımızla oluşturmuş olduğumuz ilişkilerle beraber 1 Haziran itibarıyla tekrar sezona belirli otel kapasitesi ile başlayıp, 1 Temmuz’da da iç pazar satışlarımızı başlattık. Çok zor bir dönemdi, belki abartılı bir kelime ama sektör açısından ifade etmem gerekirse bir Kurtuluş Savaşı verildi. Bu savaşta yer alan seyahat acentaları oldu. Kendi açımızda söylemem gerekirse bu dönemi çok iyi yönettiğimizi düşünüyoruz.

Türkiye’nin dünyadaki en güzel turizm ülkesi olduğunu söylemeden de geçemem… Tarihi dokusu, kültürel zenginlikleri ile beraber özellikle deniz, kum, güneş seyahatinde dünyanın en güzel otelleri, en iyi hizmeti, en iyi yiyecek-içecek konseptinde olan otellerimizde de pandemi döneminin diğer ülkelerden daha iyi yönetildiğini düşünüyorum. Bu anlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın özellikle otellerde uygulamış olduğu sertifika kuralları, buna otellerin uyum göstermesi, hatta birçok otelin kurallardan da daha fazla önlem alarak misafirimizin beğenisine sunduğu hijyen tedbirlerini gördük. Maliyetlerini yükselttiler ama devamlılığı sağlamak adına önemli bir sınavdan geçtik hep birlikte. Dediğim gibi bu savaşta, yara almadan devam ediyoruz.

Turizmde 2022 yılını nasıl görüyorsunuz? 1 Kasım’da erken rezervasyon başlayacak, öngörünüz nedir?

2021 pandemi şartlarının tam olarak düzelmediği, belirli önlemlerin alındığı, belirli kapasitelerle otellerin açıldığı bir dönem oldu. 2022 aşılamada eğer bu yoğunlukta devam ederse ve dünyada da bu yoğunluğun sağlandığı noktada umut ediyorum ki daha sağlıklı bir sene olacak. Bu da insanlarda tatil alışkanlıklarının daha yoğunlaşmasına sebep olacak. 2021 özellikle iç pazarda rekorların kırıldığı bir seneydi, ben 2022’ye 2021’den daha fazla talep oluşacağını düşünüyorum. 2021 yurt dışı turlarda 2019 ciromuzun yüzde 10’una bile gelemedik. Kasım itibarıyla artık yavaş yavaş yurt dışı alışkanlığının da oluşacağını düşünüyoruz. Bunun yanında 2022 Kültür Turları’na da çok yoğun bir talep olacağını düşündüğümüz bir sene olacak… Kültür Turları, rehber eşliğinde organize ettiğimiz altı kişiden başlayıp 35 kişiye kadar çıkan paket turlar…. Güneydoğu, Karadeniz, İç Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgesine yoğun talep olacağını düşünüyoruz. 2022 artık misafirlerimizin daha fazla havayolunu, otobüslü turları tercih ettiği bir sene olacak, o yüzden paket turlarda ciddi artış olacak diye düşünüyorum. Ve bunun yanında Kıbrıs turlarında da çok belirsizlik vardı bu sene, 2022’de özellikle oraya da yoğun bir talep olacağını düşünüyorum.

Pandemi sürecinde karşılıklı çalıştığınız oteller ve grup turlarıyla alakalı ne gibi önlemler aldınız?

Turizm Bakanlığı’nın oluşturmuş olduğu sertifika programı kapsamında bu şartlara uyum sağlayan otellere belge veriliyor. Biz bunu zaten tüm misafirlerimize belirtiyoruz, belgesi olmayan oteller ile çalışmıyoruz. 1 Haziran’dan itibaren sertifikaların yavaş yavaş verilmesiyle 60-70 oteli Jolly aracılığı ile açtırdık, yani misafirlerimize bu güveni sunduk.

‘2022 itibarıyla global bir marka olacağız’

Biraz da hedeflerinizden bahsedelim. 2022 için nasıl bir büyüme öngörüyorsunuz ?

2021 bütçesini yaparken 2020’yi hiç baz almadık çünkü zaten kayıp bir yıldı. 2019 hedefleri üzerinden bütçe koyduk 2021’e. Eylülün ortası itibarıyla yıl sonu hedefimizi tutturmuş durumdayız. Bu bizim için hakikaten daha fazla cesaret veren, heyecanlandıran, mutlu eden, daha enerjili ve keyifli bir noktada 2022’ye adım atacağız. Bu bize şunu gösterdi; 2022 hedeflerimiz de çok daha yüksek olmalı. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. Ekimin 15’ine kadar bütçelerimizi oluşturacağız, 1 Kasım itibarıyla da 2022 kampanyamıza başlayacağız. Hedeflerimiz büyük olacak. İnşallah yoğun bir şekilde misafirlerimizle çok özel kampanyalarda, en güzel tatil anılarında beraber olacağız. 2022 hedefleri olarak da genel büyüme hedeflerine ulaşacağımızı düşünüyorum. Türkiye’de ne yazık ki terör saldıralarının, çok tatsız olayların gerçekleştiği bir dönemde dünyanın en büyük fonlarından bir tanesi ile bir ortaklık yapısına girdik. Goldman Sachs ile ortak olduk. Çok iyi şartlarda devam ediyor, onlar bizden çok mutlu, biz de onlardan… Hatta böyle bir dönemi bu şekilde atlatmamız ile ilgili de hakiketen seyahat sektöründeki örneklerden biri olduğumuzu, dünyada her zaman ifade ediyorlar. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Onlarla beraber çıktığımız yoldaki hedeflerimiz çok büyük, 2022’de artık Jolly seyahat sektöründe yurt dışına da açılıp, teknoloji alt yapısının gücünü de kullanarak ülkemize yurt dışından turist getirmeye başlayacağız.

Yurt dışına açılırken ne gibi atılımlar yapacaksınız?

Şu anda alt yapısını oluşturuyoruz ama birinci hedefimiz biliyorsunuz Kültür Turları’nda çok güçlü olduğumuzu söylüyoruz. Türkiye’deki özellikle Avrupa’da yaşayan misafirlerimizi de bu turlara dahil edeceğiz. Sadece İstanbul değil, yaklaşık 40’a yakın şehirden Kültür Turları başlangıcımız var. Almanya’dan Ankara’ya gelen bir misafir, Ankara çıkışlı bir kültür turumuza katılırken, Kayseri’ye gelen misafir Kayseri çıkışlı kültür turuna katılabilecek. Buna paralel dinamik paketleme sistemini 1 Ağustos’ta başlattık. Şimdi bunu yurt dışına da açacağız, gelen misafirlerimiz otelini tercih ederken aynı zamanda uçağını, transferini, rent a car’ını alabilir durumda sistem üzerinden rezervasyonlarını yaptırabilecek.

‘Yoga ile farklılık sunmaya başladık’

Bir Beşiktaşlı olarak spor turizmini de soralım size; Türkiye’nin bu konuda aslında çok büyük imkanları var ama biraz eksik gibi, ne düşünüyorsunuz?

Bakıldığı zaman tabii bununla da ilgili tanıtım çok önemli. Spor turizmi denince özellikle Türkiye bilhassa güney sahillerimiz Akdeniz çanağı olmak üzere dünyanın en güzel kamp tesislerinin olduğu yerler ve talepler de çok fazlaydı. Ne yazık ki pandemi döneminden dolayı bir zaman aralığı oldu. Fakat ben bu sene itibarıyla yine aynı talebin çok yoğun bir şekilde ülkemize geleceğini düşünüyorum. Sadece futbol değil, doğa sporları, kayak gibi dört mevsimin yaşandığı ve her türlü spor aktivitesinin yapılabileceği müthiş olanaklar var. Bununla ilgili biz kendi şirketimizde de birtakım şeyler sunmak için çalışıyoruz. Mesela yoga programları ile farklılık sunmaya başladık, Mardin’de başladık, her 15 günde bir eğitmenlerimizle birlikte o bölgelere misafilerimizi götürüp, doğanın güzelliklerinin yanında yoga dersi vereceğiz. Spor turizmi kısmında da yapabilecek birçok şey var. Birçok aktivite gün geçtikçe tanıtımın da artması ile beraber gelişecektir.

‘Mirasım Türkiye seyahatleri başlıyor’

Sosyal sorumluluk projelerinden de biraz bahsedelim. Siz ve aile şirketinizin sosyal sorumluluk projelerine önem verdiğinizi biliyoruz. Önümüzdeki dönemde bu konu ile alakalı sürprizler var mı?

Biz hep söylüyoruz, işimizi aynı zamanda sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Tabii ki şirketimizin devamlılığı için ticarette kazanç elde etmeniz gerekiyor ama biz bunun yanında dediğim gibi sosyal sorumluluk anlamında da ülkemize katkı sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle Kültür Turları’nda çok yoğun çalışmalar yapıyoruz, birçok noktada da bu anlamda öncü olduğumuzu düşünüyoruz. Bunun sebebi şu; özellikle paket turlarda bölgelere sağladığımız katma değer çok fazla oluyor, bölge esnafına, otellere, o bölgedeki tarım yapan yani turizm kaynak yarattığı bütün sisteme… Biz bölgelere götürdüğümüz her bir misafirle bir kaynak yaratmış oluyoruz. Kültür Turları’nda kazanmadığımız para kadar, tanıtımına, pazarlamasına da harcıyoruz. 2018’den beri yaklaşık 46 bölgenin tanıtımı için 72 video çektik. Bu video’ların özellikle sosyal medyada, diğer kanallarda, YouTube’da tanıtımlarını yaptık. Mardin’i, Artvin’i, Sinop’u, Diyarbakır’ı, Adıyaman’ı, Urfa’yı, Bodrum’u tanıtıyoruz. Çok yoğun bir şekilde bölge tanıtımları için özel çalışmalar yapıyoruz. “Bunu taçlandıralım” dedik ve ’Mirasım Türkiye’ kampanyasını başlattık. Birleşmiş Milletler ile beraber Yerebatan Sarnıcı’nda bir kampanya başlattık. Pandemi şartlarından dolayı çok sağlıklı bir şekilde start veremedik ama tahminim şubat itibarıyla bölgelerde unutulmaya yüz tutmuş el sanatları, ülkemizi tanıtabileceğimiz ‘Mirasım Türkiye’ seyahatleri organize edip, birçok noktada çok yoğun bir şeklide bu kampanyayı devam ettireceğiz. Startı verdik ama daha yoğun bir şekilde devam edecek.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.