Turizmin Haber Kaynağı

Turizm sektörü için sevindirici haber !

0

Türkiye, Rusya’dan 7 milyondan fazla turist bekliyor ve Antalya’ya uçuşların Ekim ayı sonundan sonra da devam etmesi bekleniyor.

İstanbul Turizm Fuarı’nın (ITF) Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) pazarlarına adanmış genel oturumunda PEGAS Touristik’in İstanbul ofisi BDT koordinatörü Orhan Sancar , yedi milyon Rus turist ve hatta biraz daha fazlasının geleceği öngörüsünde bulundu.

Sancar, tahminini, Türkiye’nin Rusya’dan 6,9 milyon turist ağırladığı 2025 yılı sonucuna dayandırıyor.

Ocak-Ağustos 2026 döneminde Rusya’dan gelen turist sayısı bir önceki yıla göre %3,6 daha arttı . Artışın büyük kısmı yaz aylarında gerçekleşti.

Yaz aylarında Türkiye, “organik” turizminden faydalanıyor; bu da Rusya’ya kısa bir uçuş mesafesindeki sahil beldelerinde büyük bir otel kapasitesine ve İstanbul’da güçlü bir transit merkezine sahip olduğu anlamına geliyor. Düşük sezon zorlu olsa da, yönetilebilir bir dönem.

Antalya’ya gelince, PEGAS Touristik’ten bir uzmana göre, bu yıl düşük sezon turist akışı, 2025’e kıyasla daha yüksek trafik hacimleriyle desteklenecek. Ona göre, tur operatörü, Turizm Bakanlığı ve TGA ile birlikte Eylül ayından bu yana büyük bir ortak reklam kampanyası yürütüyor ve bu kampanya, düşük sezon uçuşlarının devam etmesiyle desteklenecek.Orhan Sancar, “Antalya’ya olan son direkt charter uçuşlarımız genellikle 26 Ekim’de sona eriyor. Ancak bu yıl, reklam kampanyamız rezervasyon oluşturmaya devam ettiği sürece uçuşlara devam etmeyi planlıyoruz. Umarım 2026 yılının sonuna kadar Türkiye’de en az 7 milyon Rus turistimiz olur” dedi.

ITF 2026 kapsamında Türkiye’ye yönelik yıl boyu Rus turist akışı tartışmalarına son noktayı koyan Global DMC CEO’su Ali Mikailov, konuyu ekonomik dinamikler ve pratik gerçekler ışığında değerlendirdi.

Antalya ve Muğla bölgelerindeki sahil turizminin, yüksek getiri ve yüksek satış hacmiyle Rus turizminin omurgasını oluşturmayı sürdüreceğini vurgulayan Mikailov, plaj segmentinin önemini şu sözlerle özetledi:”Bu segmentte Maldivler ile kıyaslanabilir gelirler elde ediyoruz. En önemlisi, plaj turizmi yüksek bir turist getirisi sağlıyor çünkü bu kitle her yıl ailesiyle birlikte deniz tatiline çıkma konusunda doğal bir alışkanlığa ve isteğe sahip.”

Buna karşın etkinlik ve gezi turizminin getirilerinin daha düşük olduğuna dikkati çeken Mikailov, her turistin sürekli olarak konserlere gitme veya tarihi yerleri gezip görme ihtiyacı duymadığını, bu nedenle yeni bir müşteri kazanma maliyetinin bu alanda daha yüksek olduğunu belirtti.

ATOR’un haberine göre; Global DMC başkanı, etkinlik bazlı, gezi odaklı ve niş turizm çeşitlerinin geliştirilmesinin sezon dışı dönemde turist trafiğini artırmak adına kritik ve gerekli bir araç olduğunun altını çizdi. Ancak asıl büyüme motorunun plaj sezonunun uzatılması olduğunu belirten Mikailov, özellikle ekim ayında Türk kıyılarındaki deniz suyu sıcaklığının yüzmek için elverişli kalmaya devam ettiğini, gezi ve etkinliklerin ise bu dönemde seyahat motivasyonunu artıran tamamlayıcı unsurlar olduğunu ifade etti.

Yaz döneminde Türkiye ile rekabet eden plaj destinasyonlarının sayısındaki artışa da değinen Mikailov, bu rekabet ortamında başarı yakalamak için Türk turizm destinasyonunun doğru konumlandırılması ve “sadece fiyat odaklı” algıdan sıyrılması gerektiğinin altını çizdi.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.