Türkiye’de Görülmeye Değer Jeoturizm Rotaları

0 7

Genelde tatil denince ilk akla gelen deniz, gece hayatı, güneşlenme gibi fikirler özellikle son yıllarda kültürlenme, eğlence, keşif ve eğitim gibi arayışlarla yer değiştirmekte. Bu da jeoturizm bölgelerinin daha fazla insan tarafından talep görmesine neden oluyor. Miras olarak dünya üzerindeki en değerli topraklardan birinde bulunan Türkiye’de keşfedilmeye değer birçok jeoturizm rotası mevcut. Bu rotalar ziyaretçilerinin keşfederken öğrenmesine, öğrenirken de eğlenmesine fırsat sunuyor.

Jeoturizm Nedir?

Jeoturizm özetle, doğanın kendiliğinden oluşturduğu, yıllar içinde şekillenen ve yerkürenin hikayesinden izler taşıyan bölgelerdeki turizmin adıdır. Aynı zamanda “sürdürülebilir turizm” olarak da bilinen jeoturizm, bu doğal alanların korunmasını, sürdürülmesini ve hakkı olan gelecek nesillere bırakılmasını amaçlar. Yani bir bakıma turizmin ve sürdürülebilirliğin bir arada yürütülmesi denebilir. Jeolojik miras olarak sayılan kanyonlar, mağaralar, fosiller gibi doğal oluşumlara “jeosit” adı veriliyor. Bir veya birden çok jeosit alanlarının bulunduğu alanın bütününeyse “jeopark” denmekte. Jeopark alanındaki bu oluşumlar bilimsel ya da görsel açıdan önem taşıyabilir ve bilimsel çalışmalar yürütülürken aynı zamanda ziyarete de açık olabilir.

Türkiye’de Görülmeye Değer Jeoturzim Rotaları

Kızılcahamam – Çamlıdere/Ankara

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı jeopark, içerisinde tarihi ve bilimsel açıdan değerli birçok jeosit alanı bulunduruyor. Doğal güzelliği, kaplıca yerleri, termal kaynakları ve vadileriyle görenleri adeta büyüleyen cinsten. Eğer termal sulardan faydalanmak isterseniz bölge içerisinde birçok özel tesis de bulunuyor. Bölgenin altında kalan tarihi yerleşim yerleri Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanıyor ve ziyaret edilecek farklı tarihi miraslar oluşturuyor. Dört mevsim ziyaret edilmeye elverişli olan jeopark çevresinde aynı zamanda yöresel yemekler yapan restoranlar, restore edilmiş eski Türk evleri, oyuncak ve etnografya müzeleri ve piknik alanları da bulunuyor. Tüm bunlar içerisinde bir adım öne çıkan tabiat müzesine de değinmeden geçmemek lazım. İçerisinde yüzlerce farklı fosil türü, değerli taşlar ve dinozor gibi tarihi hayvanların replika iskeletleri sergileniyor. Doğa, tarih, coğrafya ve jeoloji açısından önemli olan müzeyi ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Kozaklı/Nevşehir

Kozaklı Kaplıcaları, Alman Kaplıcaları Birliği’ne göre sodyum, kalsiyum ve klor içermesiyle, A tipi şifalı sular grubunda bulunuyor. Su sıcaklıklarının 27-93°C arasına değiştiğinden, kışın ziyaret etmeye de elverişli. Ayrıca sağlık turizminde de önemli bir yere sahip olan Kozaklı, kaplıcalarıyla ön plana çıksa da peribacaları benzeri yapılara da sahip.

Kapadokya/Nevşehir

Jeolojik miraslarımızdan en önemlileri arasında şüphesiz peribacaları yer alıyor. 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerden oluşan tabakaların, yıllar boyunca yağmur ve rüzgarla aşınmaları sonucu oluşmuşlar. Bölgede yürütülen bilimsel çalışmalar, yıllar içerisinde lavları ve kütle aşınmalarını daha iyi anlamamızı sağlamış ve önemli bir turizm bölgesi haline gelmesini hızlandırmış. Tarihi peribacaları içerisinde mağara gezileri ve benzersiz hava balonu deneyimini yaşayabileceğiniz Kapadokya, jeoturizmin Türkiye’deki en iyi örneklerinden birisi.

Kula-Salihli Jeoparkı/Manisa

Manisa’da yer alan Kula Volkanik Jeoparkı; doğal, jeolojik, kültürel ve arkeolojik zenginliğinden dolayı antik dönemlerden günümüze dek pek çok seyyahın ve araştırmacının ilgisini çeken ve eserlerine konu olan bir yer. Kula ve çevresinde peribacalarından karstik mağaralara, kanyonlardan volkan konilerine pek çok doğal miras bulunuyor. Bu miraslardan öne çıkanlar arasında Prehistorik döneme ait insanların ayak izleri, volkanik yapı ve şekiller yer alıyor. Doğal güzelliklerin, tarihin ve kültürün bir arada olduğu yörede aynı zamanda turizm aktiviteleri de ziyaretçilere keyifli anlar yaşatıyor. Peribacaları içerisinde mağara gezileri, tarihi kalıntılar arasında doğa yürüyüşü, balık avcılığı ve kaplıca tatili olanakları bunlardan sadece birkaçı. Ayrıca Kula Jeoparkı, UNESCO bünyesinde olmasıyla tüm dünyada bilinen ve merak edilen bir yer konumunda. Üstün nitelikli jeolojik miraslar yanında Osmanlı Dönemi’ne ait, çok iyi korunmuş kent mimarilerine de sahip. Bulundurduğu bütün özellikleriyle Kula Jeoparkı, adeta büyüleyici bir açık hava müzesi niteliğinde.

Afyonkarahisar

Afyonkarahisar, Türkiye’nin jeotermal kaynaklar açısından en zengin şehri. Son yıllarda keşfedilen yeni jeotermal kaynaklar, tesisleşmeyle beraber ziyaretçi sayısında büyük bir artışa sebep oldu. Bulundurduğu jeolojik miraslar arasında Türkmen Yanardağı çevresinde yer alan Frig Vadisi, Emre Gölü ve içinde bulunan peribacası benzeri yapılar, Gazlıgöl gibi kaplıca alanları ve Roma, Bizans döneminden kalıntılar yer alıyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.