Turizmin Haber Kaynağı

Dedeman'dan 3 yeni ülkede otel hedefi: Anlaşmalar imza aşamasında! İlk kez Turizm Güncel'e açıkladı

0

Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Turizm Güncel’e yaptığı açıklamada şirketin Suudi Arabistan, Mısır ve Libya’da yeni yatırımlar hazırlığında olduğunu söyledi. Dedeman’ın 2027 hedefleriyle ilgili de konuşan Demiray, Türkiye turizmine ilişkin de çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Turizm Güncel’in Haber Müdürü Okan Beltek’in sorularını yanıtladı. Demiray, Dedeman’ın geçirdiği dönüşüm ve büyüme ivmesinden, Türkiye’deki turizm sektöründe nelerin yapılması gerektiğine kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulunurken; son dönemde sektörde tartışılan “Türkiye pahalı bir ülke mi?” konusunda da dikkat çeken sözler söyledi.

Dedeman’ın gelecek hedeflerine de değinen Ergün Demiray, markanın önümüzdeki aylarda giriş yapabileceği ülkelerle ilgili de bilgi verdi.

1987’de sektöre Dedeman’da vestiyer olarak giriş yapan Demiray, en alt basamaktan zirveye çıkış süreciyle ilgili soruyu yanıtlarken; 1992’de bıraktığı Dedeman ile 2024’te bulduğu Dedeman arasında da bir kıyaslama yaptı. 1987’de sektöre girdiği dönemle ilgili olarak; “Otelciliğin zirve yaptığı, kişiye özgü servislerin olduğu ve otellerin çok olmadığı bir dönem. Otelcilik adına güzel bir dönemdi.” diyen Demiray; 2010’da Yiyecek&İçecek Müdürü olarak döndüğü Dedeman’ın yerli olarak pazar lideri olmasına rağmen gerekli ivmeyi bir türlü yakalayamadığını söyledi. Başarılı yönetici o günleri şu sözlerle anlattı: “2010 yılında da Yiyecek&İçecek Müdürü olarak Dedeman’a döndüğüm bir süreç oldu. O zaman da hep, ‘Bu Dedeman aslında çok daha fazlasını hak ediyor. Ama maalesef bir kabuğun içerisine saklanmış ve bu kabuğu bir türlü kimse kırmak istemiyor. Çok önemli yabancı yöneticiler getiriliyor, geliyor gidiyorlar. Uluslararası oteller bu pazarı hedef seçerken, Dedeman pazarın lideri olmasına rağmen o ivmeyi yakalayamıyor.’ diyordum.”

“DEDEMAN’IN HAK ETTİĞİ DEĞERİ BULMASI İÇİN BİR ŞEYLER DEĞİŞMELİYDİ”Ardından Dedeman’a Yönetim Kurulu Başkanı olması ile ilgili yaşadığı süreci anlatan başarılı isim şunları söyledi: “Aslında 2021’in sonunda bir vesile ile Banu Hanım ile başka bir sebepten dolayı bir araya geldik. Geri geldiğimde çok bir şey değişmemişti. Banu Hanım bir şeyler yapmaya çalışıyordu, artık o kabuğu kırmak istiyordu ama geçmişteki yöneticiler de alınmasın ama maalesef yanlış yönlendirmeler vardı.Dedeman’ın hak ettiği değeri bulabilmesi için bir şeylerin komple değiştirilmesi gerekiyordu. Ben de ‘İki cambaz bir ipte oynamaz. Ya siz ya ben geri çekileceğim öbür kişi diğerini destekleyecek.’ dedim. 2 sene boyunca başka bir şirkette yöneticiyken izin aldım akşamları geldim burada bazı şeyleri değiştirdim. O 2 sene boyunca, hani diyoruz ya Türkiye’de statüko var diye. Bu bütün şirketlerde var. Sistemi yok etmemek için sizi yok etmeye çalışıyorlar.”

DEDEMAN’DA RÖNESANS VE REFORM SÜRECİ SONRASI ONARIM DÖNEMİŞirketin 2022’deki kırılmasını “Rönesans” olarak nitelendiren Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı, bugünü de “Reform süreci” olarak değerlendirdi. 2027 ve sonrasının ise “Sürdürülebilirlik ve onarım yılı” olacağını söyledi. “Rönesans sürecinde bazı eksikliklerimizi tespit ettik. Mesela bazı otellerin bize yakışmadığını düşündük ve onlarla yollarımızı ayırdık.” diyen Demiray; “Dedeman aile kültürüne uygun olmayan çalışan ve yatırımcıyla devam etmeyiz.” ifadelerini kullandı.

Dedeman’ın sektördeki 60 yılına da değinen Demiray, “Dedeman, insanlar otelciliği bilmezken vardı. 60 yıllık bir serüven. Şimdi bakıyorum bazıları kendi kendilerine yılları büyüterek serüvenler yaratmaya çalışıyor. Burada 60 yıllık bir dolu dolu geçen bir serüven var.” dedi.

FRANCHISE MODELİNDE GEÇ Mİ KALINDI?Uluslararası otelcilik markalarının 1950’lerde başladığı “franchise modeline” Dedeman da dahil olmak üzere Türk otelciliğinin niye bu kadar geç girdiği ile ilgili soruya da yanıt veren Demiray, sektördeki eski yöneticilerin yanlış tercihlerde bulunduğunu söyledi. Uluslararası markaların Türkiye pazarında franchise modeli ile büyüdüğünü ve bu markaların Türkiye’ye girdiği sırada yerli yöneticilerin bu modeli kötülediğini ifade eden Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı şunları söyledi: “Bu 60 yılda uluslararası markalar Türkiye’ye franchise modeli ile girerken, bizdeki yöneticiler konfor alanlarını bozmamak için ‘Franchise modeli kötü bir modeldir. Otelleri kendimiz yapmalıyız.’ demiş. Bu büyümek için doğru bir model değil. Yeni bir otel açmak, yeni kaynaklar bulmak demek. Ancak öncelikle senin teknolojiye ve insana yatırım yapman lazım. Durmadan binaya yatırım yaparak büyüyemezsin. Yanlış karar verdiğinde ise yaptığın yatırımın geri dönüşü çok zor ve yeni yatırım yapmaktan da imtina ettirecek bir süreç. Yani tam bir kaos.

“DOĞRU OLAN DOĞRU YATIRIMCILARLA BÜYÜMEK”Doğru olan ise doğru yatırımcılarla; değişik bölge, şehir, ilçe ve ülkelerde markayı büyütmek. Büyütmek için ise standartlar gerekiyor, standartların uygulanması gerekiyor. Uluslararası rekabeti yapabilmen için sürdürülebilir bir gelişim ağı oluşturman gerekiyor. Sen bunların hiçbirini sağlamamışsın, standartları uygulamamışsın. Ne yapmışsın? ‘Aman kapıları kilitleyelim içeriye kimse girmesin.’ demişsin. Kapılar kilitlenmiş, odanın içinde ne varsa kullanılmış ama dışarıya çıkılmamış.”

“TÜRKİYE’DE FRANCHİSE MODELİNİN ÖNCÜSÜ DEDEMAN”Franchise modelini Türkiye’de ilk uygulayan yerli otelcilik markası olan Dedeman’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray; Türk markalarının yeni dönemde ne yapması gerektiğine de değindi. “Türk markaları birbirini kopyalamak yerine kendileri olmalı” diyen Demiray, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz franchise konusunda öncü olduk. Başkaları kopyalıyor diye biz bundan da rahatsız değiliz. Sadece bırakın bizle uğraşmayı kendiniz olun diyorum. Eğer herkes kendisiyle rekabet ederse, uluslararası seviyede biz en önemli markalardan biri olabiliriz. Batıya gittiğinizde servis kalitesi düşer, doğuya gittikçe artar. Türkiye tam merkezde. O yüzden doğru yaptığımız işleri doğru anlatmalıyız. Ayrıca sürdürülebilir olmalıyız. Yurt dışına çıktığımızda maalesef aynı standartları devam ettiremiyoruz. Türkiye’den çıkıp yurt dışına giden markalar var. Hayal kırıklıkları ile geri geliyorlar. Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Biz Özbekistan’da 10 oteli aynı anda imzalayabilirdik ancak doğru bulmadık ve imzalamadık. Hedefimiz sayı değil, Dedeman’ın hizmetini doğru vermekti. Markaların en çok dikkat etmesi gereken şeylerden biri bu.”  

2027 SONUNDA 150 OTEL HEDEFİ GERÇEKLEŞECEK Mİ?Dedeman’ın 2027 sonundaki 150 otel hedefiyle ilgili de konuşan Demiray, ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu şartların turizme olan olumsuz etkisiyle birlikte Dedeman olarak yeni iş birliklerinde daha seçici davranmaları gerekçesiyle 150 hedefinin uzak olmadığını ancak 2027 sonunda 130’lu sayılara rahatlıkla ulaşmayı beklediklerini ifade etti.

RESORT OTELCİLİKTE GÜÇLENME HEDEFİŞu anda 59’u açık olan oteller olmak üzere toplamda 103 kontratları bulunduğunu belirten Demiray, gelecek dönemde Dedeman’ı resort otelcilikte daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtirken; “Özellikle sahil şeridindeki otellere de Dedeman markalarını asmamız gerekiyor. Resort otelciliğinde de biz daha güçlü olmalıyız. Çünkü Kemer ve Bodrum’da çok önemli başarılara imza attık. O bölgenin doluluk ve fiyat politikalarına baktığımızda Dedeman bölgeden daha yukarıda sonuçlar aldı. Bodrum, Kemer ve Kuşadası için bunları söylüyorum. O bölgelere biraz daha fazla eğilmemiz gerekiyor.” dedi.

Yatırımcılarla anlaşmalarında seçici davrandıklarını da ifade eden Demiray şunları söyledi: “150 hedefi uzak değil ancak seçici davranıyoruz. Maalesef birkaç otelden tabelamızı indirme niyetimiz var. Bunları indirirken de yeni sorunlu otelleri ya da başka markalarla sorunlu ayrılmış otelleri aramıza almak istemiyoruz. Çok iyi yatırımcılarla çalışıyoruz. Zaman zaman yeni yatırımcılarla da bir araya geliyoruz. Çok anormal rakamlar konuşuluyor. Geçtiğimiz günlerde bir yatırımcımız dedi ki ‘X marka geldi yüzde 1 ver yeter ki tabelamı buraya as dedi.’; biz böyle bir şey yapamayız. Bizim rakamlarımız çok şeffaf ve ortada.”

“ÇOK ODA SAYISI DEĞİL HİKAYESİ OLAN OTELLERİ İSTİYORUZ”2027 sonuna kadar 47 yeni otel açmamız gerekiyor diye bir stresleri olmadığının da altını çizen başarılı yönetici, “İstersem aşağı yönlü revize ederim istersem de 200 derim. Önemli olan nitelik mi, nicelik mi ona bakmak gerekiyor. Biz nitelikli tesisler olsun istiyoruz. Hikayesi olan tesisleri istiyoruz. Çok oda sayısı uluslararası markaların hedefi olabilir ancak bizim hedefimiz değil. Biz kaliteli oda sayıları istiyoruz. Gerekirse 25 odası olsun ancak bir hikayesi olsun ve kaliteli hizmet versin.” ifadelerini kullandı.

SUUDİ ARABİSTAN, MISIR VE LİBYA’DA YENİ OTELLER İMZA AŞAMASINDAŞirketin önümüzdeki aylardaki büyüme ve yeni pazar hedeflerine de değinen Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı; Suudi Arabistan, Mısır ve Libya’da yeni yatırımlar için imza aşamasında olduklarını açıkladı. Avrupa’da Almanya, Fransa ve İngiltere’yi zorladıklarını ve uygun şartlar oluşursa bu ülkelere de otel açmayı hedeflediklerini belirten Demiray, Fas ve Cezayir ile birlikte Afrika bölgesinin de hedefleri arasında olduğunu vurguladı.

“TÜRK TURİSTİ KORKUTTUK”Yerli turistin yurt içindeki oteller yerine Yunanistan başta olmak üzere yurt dışına yönelmesiyle ilgili de konuşan Demiray, dikkat çeken sözler söyledi. Türkiye’de otellerin değil, özellikle yiyecek ve içecek sektörünün pahalı olduğuna dikkat çeken Ergün Demiray; yerli turistlerin küstürüldüğünü ve korkutulduğunu ifade etti. Demiray şunları söyledi: “Yerli turisti küstürdük. Gerçekten Türk turisti korkuttuk. Dezenformasyon da fazla. Yunanistan çok ucuz yaygarası yapıldı. Bence oteller değil, yiyecek içecek sektörü ve restoranlar çok pahalı. Şimdi yiyecek içecek sektöründeki dostlarımız ‘Vay Ergün Bey maliyetler şöyle’ diyecekler. Öyle de değil. Benim geçmişim yiyecek içecekten geliyor. Fiyatlar bazı yerlerde otelleri 2’ye hatta 3’e katladı. Adeta çığrından çıkmış durumda. Dün biri paylaşmış, havaalanında bir tavuk döner menü uçak biletinden pahalı. Bunlara bir denetim mekanizmasının gelmesi gerekiyor. Maliyetler çok net.”

“EN BÜYÜK PROBLEM KİRA BEDELLERİ”Maliyetler konusunda Türkiye’de en büyük problemin kira bedelleri olduğunu vurgulayan başarılı yönetici, “Maliyetler çok net ama maalesef dengesiz kira bedelleri Türkiye’nin en büyük problemi. Yatırımcının kiraya ödediği yüzde uluslararası normlarda cirosunun yüzde 10-15’i seviyesindeyken; bu oran Türkiye’de yüzde 30-35’ler seviyesinde. Bir de AVM ve havalimanları gibi gelirden pay alan yerler var. Havalimanında kiranın oranı yüzde 50-55’leri buluyor. Bu yönetilebilir değil. Sen yüzde 50-55’leri aldığında bunun bedeli oraya gelen herkese yansıyor. Bilet fiyatı 3 bin TL iken, menü fiyatı 3 bin TL olmamalı. Bunun denetim altına alınması lazım.” dedi.

Yunanistan örneği üzerinden değerlendirme yapan Demiray, Yunanistan’ın abartıldığı kadar ucuz olmadığını ve servis kalitesinin de en alt düzeyde olduğunu belirtti. Ancak Türkiye’de fiyatlar konusunda her şeyin çığrından çıktığına dikkat çeken isim; “Gerçeklerle yüzleşmemiz lazım. Ulaşılabilir olmamız lazım, erişilebilir olmamız lazım, ahlaklı yaklaşmamız lazım, rekabete adapte olmamız lazım.” dedi.

Bir odanın maliyetinin 2 bin ila 2 bin 500 lira arasında olduğunu buna rağmen şehir otellerinde 3 bin 500 ila 4 bin lira civarına oda bulunduğunu belirten Ergün Demiray, konaklamanın ucuz olduğuna değindi.

“12 AY TURİZM HEDEFİNİN HENÜZ YÜZDE 10’UNDAYIZ”Türkiye’de turizmi 81 ile ve 12 aya yayma hedefinin henüz daha başında olunduğunu belirten isim; “Daha bu süreçte yüzde 10’dayız. Yüzde 90’ı orada duruyor. Biz hala her şey dahil turizmin içindeki deniz, kum, güneş turizminin potansiyelini gerçek turizm potansiyeli zannediyoruz. Her şey dahil bir oteli deneyim dahil hale getirmeden, insanları otelden çıkarmadan kişi başına harcamayı nasıl artırabilirsin? Gerçek turistin ne olduğunu önce tanımlamak gerekiyor. Otele gelen kişi otelin turisti olabilir ama şehrin ya da ülkenin turisti değildir. Şehrin ya da ülkenin turisti olması için dışarıya çıkması lazım, alışveriş yapması lazım. Kültürünü keşfetmesi lazım.” dedi.

Tüm bunlar için deneyim turları yapılması gerektiğine dikkat çeken Demiray; “Götürdüğün yerde insanlara farklı atmosferler vermen lazım. İtalya’ya yaptığımız bir seyahatte bizi araçlarla alarak 1,5 saatlik mesafede bir yere götürdüler. Toscana şehrinde şarap nasıl yapılır, peynirler hangi peynirlerdir, yöresel danslar yaptılar. Tüm turistlerin hoşuna gitti. Yabancılar bunları seviyor. Türkiye’ye baktığınızda bizim her tarafımız bir kültür ve tarih. Ben Artvinliyim. Örneğin geldin oraya; oraya özgü ketesini yaptı, peynir eritmesini yaptı. Balını, pekmezini getirdi. Bir halk oyunu yaptı, yöresel bir sanatçı getirdi. Turistler tam olarak bunu istiyor. Peki biz napıyoruz? Git otele kapan, o oteldeki şovları seyret. Kafanı otelden dışarı çıkarma. Sadece gördüğü şey havalimanındaki muamele. Orada da fiyatlar pahalı olunca, turistler ülkeyi pahalı sanıyor. Ülke pahalı değil, bizim iş yapışımız yanlış.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE 5A VE 5E PROBLEMİ VAR”“Türkiye’de 5A ve 5E problemi var” diyen Ergün Demiray, bunun açılımını şöyle anlattı: “5A’nın birincisi akıl, akıl ile büyümek lazım. İkincisi ahlak, ahlakla yönetmek lazım. Üçüncüsü adalet, adaletle davranmak lazım. Dördüncüsü anlayış, anlayışla yaklaşmak lazım. Misafirin ihtiyacını önceden hissedip anlamak lazım. Bir de adaptasyon. Değişime adapte olmak lazım. Bir şeyler değişiyor, biz değiştirmeye korkuyoruz.

5E’de ne var? İlki ekonomi. Ekonomiyi büyütürken, insan kaynağına yatırım yapmamız lazım. Yani eğitim. İkinci sırada eğitim var. Bunu yaparken misafire ne sunmamız lazım? Experience yani deneyim. Deneyim var mı şu anda? Çok sınırlı. Deneyimden sonra erişilebilir olmak geliyor. Bizim bütün il ve ilçelerimiz erişilebilir mi? Maalesef değil. En son ne var? Ekosistem. Ekosistem olmazsa olmazımız. Nedir ekosistem? Ucuz turist geldiğinde senden alıp götürüyor. Aslında harcayan turist getirsen sana katma değer sağlayacak. Bizim burada problemimiz var. Ekosistemi yok ediyoruz. Değerlerimizi alıp götürüyorlar. Her şey dahil sistemini tam olarak eleştirmiyorum. Bence kalmalı ama onu çeşitlendirmemiz gerekiyor.”

Daha önce yazdığı bir yazıyı da paylaşan Demiray; şunları söyledi: “En büyük eksikliğimiz cesaretin yanlış ellerde olması değil, doğru insanların sessiz kalması. Amacımız da kavgayı büyütmek değil; aksine emeğe, fikre ve insana saygı içinde rekabet anlayışını savunmak. Başkasının emeğini kopyalamak yerine, daha iyisini üretmek. Bir başkasının başarısından rahatsız olmak yerine kendi standartlarını yükseltmek. İşte buna ahlaklı rekabet diyoruz. Yani ahlaklı ve namuslu insanlar, arsız ve tembellerden daha az cesaretliyse yandık. Cesur olmadıkça bir şey değişmez.”

“TÜRKİYE’NİN TURİZM POTANSİYELİ 150 MİLYAR DOLAR”Türkiye’de 150 milyar dolarlık bir turizm potansiyeli olduğunun altını çizen ve bu düşüncesini de şu sözlerle savunan Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı; “Ben yalnız mıyım, tek başıma mıyım bilmiyorum. Benim gibi düşünen bir sürü insan vardır. Başımıza bir iş gelir mi diye konuşmaya çekiniyoruz. Başımıza ne iş gelebilir? Ben devletçi bir adamım, devletimi seviyorum. Yapılan doğru işleri takdir ediyorum. Diyorum ki turizmin potansiyeli 150 milyar dolar. Bilenler gelsin oturalım tartışalım. Bu ülkeye 60 milyon turist geliyor mu? Şu an gelenlerin büyük kısmı; deniz, kum ve güneşe geliyor. 81 ilin potansiyelini ortaya koyarak turist sayısını 100 milyona çok rahat bir şekilde çıkarabiliriz. Kişi başı harcamayı 900 dolardan 1500 dolara yükseltebilir miyiz? Rakiplerimize baktığımızda İspanya, Fransa vs. hepsi bu seviyelerde. Biz 100 milyon turist ve 1500 dolar kişi başına harcamaya çıkardığımızda zaten 150 milyar dolar oluyor.” dedi.

Türkiye’de turizmin 12 aya yaymak yerine 3 ya da 6 aya sıkıştırıldığını söyleyen Demiray, 6 ayda 60 milyar dolar turizm gelirinin 12 aya yayılması durumunda 120 milyar dolara çıkacağını; 900 dolar kişi başı harcamanın 1200 dolar seviyesine çıkarıldığında da yine 150 milyar dolar hedefine ulaşılabileceğini belirtti.

Türkiye’deki tarihin, kültürün, gastronominin çevredeki hiçbir ülkede olmadığını vurguladı. Bu zenginliklerin turizme katılması gerektiğinin altını çizdi.

“TURİZMDE MESLEK YASASI ÇIKMALI”Turizm sektöründeki en büyük problemin insan kaynağı olduğunu söyleyen Demiray, bu konuda adım atarak sektöre insan yetiştirmek için Dedeman Akademi’yi kurduklarını belirtti. Turizm sektöründe meslek yasası çıkması gerektiğini ve önüne her gelenin otelci ya da restorancı olmaması gerektiğini savunan isim; “Ben mimar gibi proje çizemem, avukat gibi davaya giremem ya da doktor gibi reçete yazamam. Ama herkes otelci olabiliyor. Bir kriter ya da sertifika yok. Herkes kafasına göre restoran açabiliyor. Bunlar büyük tehlike. Buralarda kriterleri ve eğitimleri belirleyerek standartları oluşturmalıyız.” ifadelerini kullandı.

TURİZM MASTER PLANI TALEBİTurizm Master Planı’nın yapılması gerektiğini de ifade eden Demiray şunları dedi: “Bizim acilen var gibi gözüken ama olmayan Turizm Master Planlarımızı yapmamız lazım. Bir yerde bir otel yatırımı yapıldığında, oraya ikinci bir otel ihtiyacı olup olmadığına ancak belirli kriterlerin oluşması durumunda izin verilmeli. Biri bir yere otel yaptığında bunu gören başkaları da hemen aynı şeyi yapmaya başlıyor. Ancak baktığımızda şehrin doluluğu yüzde 40. Buraları biraz incelememiz lazım.”

TURİZM SEKTÖRÜNE GİRECEK GENÇLERE TAVSİYEBaşarılı isim son olarak turizm sektörüne girmek isteyen gençlere bazı tavsiyelerde bulundu. Demiray, “Bizim sektörümüzde büyük potansiyel var. Doğru kişilerle doğru bir kariyer hedefi ile hayatlarınızı şekillendirmeye çalışın. Her şeyi çabuk istemeyin. Eski ofisimin girişinde ‘Zamanında ödemediğiniz bedel size hayat boyu bedel ödetir’ diye çok güzel bir söz vardı. Türkiye’de işsizlik var diyorlar, biz de doğru insanı bulamıyor. Bir yerden başlamanız gerekiyor, o bir yeri çok umursamayın. Çabuk kariyer değil, doğru kariyer yapabileceğiniz yerleri seçin. Turizmde asla aç kalmazsınız.” dedi.

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır. Yorum göndererek KVKK Aydınlatma Metni uyarınca kişisel verilerinizin işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.